banner
banner

Deniz ve yelken tutkunu bir mimar : Murat Birgül

Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi mezunu ve Dama Mimarlık LTD kurucusu Murat Birgül 30-36 ve 42 metre yelkenli tekne projeleriyle 2012 Showboats Design Awards in The Categories of Interior Layout finali ile bu konuda iddialı olduğunu göstermiş oldu. Kendisi için tasarladığı ve Gemi İnşa Mühendislerinden Çoban Denizciliğin sahibi Hüseyin Çoban ile PRECIOUS adını verdiği 25 metrelik yelkenli teknesini projelendiriyor.

“Büyük hayaller kurulur, büyük emekler harcanır, hayallerinizin suyla kavuştuğu gün sadece tekne sahibi değil, bütün çalışanlar gururla suda salınarak yüzen emeklerini izlerler. O büyük gün tüm ekip ordadır, Gemi İnşa mühendisinden marangozuna, mimarından mekanikçisine, elektrikçisinden muhasebecisine kadar ekip çalışmasının müthiş bir zaferidir bu. İmalat esnasında yapılan tartışmalar, kavgalar, gürültüler unutulur. Büyülenmişçesine bakan gözler o an yanında kimin olduğunun bile farkında değillerdir. Teknenin suya değeceği ilk anı herkes nefeslerini tutarak izler çünkü. Aslında hiç kimse bu defalarca izledikleri zafer manzarasına yabancı değildir ama tersanelerinde imal ettikleri her tekneleri suya inerken aynı heyecanı paylaşmak, daha başlarken biteceği günü hayal etmek başarılarının sırrıdır. O tekne hiçbir zaman bir tek kişinin teknesi değildir artık. Yelkenler basılıp küpeşte suya girince yeni heyecanlar, başka maceralar başlar.” Sözleriyle teknelerin denizle buluşma hikayesini anlatan Mimar Murat Birgül, Precious isimli yelkenliyi de benzer heyecan içinde hazırlıyor. Murat Birgül ile hem hazırladıkları yelkenliyi hem de sektörün geldiği noktayı konuştuk.

Yat ve denizcilik sektörünün Türkiye’de geldiği noktadan bahsedebilir misiniz?

Üç tarafı denizlerle kaplı cennet koylarla dolu ülkemizde, son yıllarda Avrupa’da yapılan teknelerle başa baş rekabet edebilecek bilgi ve birikime sahip tersanelerimizin olması, aldığımız uluslararası başarılar sonucunda gelen dev tekne siparişleri hepimizi gururlandırıyor. Mimar olarak, son derece başarılı, kabiliyetli sürekli güncel kalabilen, dünya denizlerindeki en son haberleri izleyen dolayısıyla tüm yeniliklerden haberi olan Gemi İnşaa Mühendislerimizi, tasarımcılarımızı ve projelerini, uygulamalarını gururla takip ediyor, içinde yer aldığım projelerden çok keyif alıyorum. Tersanelerinde yılların bilgi ve birikimini, son derece büyük bir mütevazilik içinde sizinle paylaşan kendilerini defalarca ispat etmiş değerli ustalarımız var. Son 20 yılda tekne yapımcılığında gelinen nokta, pek çok tersanede yapılan uluslararası standartlardaki yatın sağladığı büyük tecrübe ve bilgi birikimidir. Tekne yapımcısından tasarımcıya, kaptandan tekne sahibine, donatıcıdan malzeme satıcısına kadar bu süreçte rol alan pek çok kişi büyük bir tecrübe yumağı oluşturdu. İşte bu birikim, yeni dönem tekne yapımcılığının en önemli dinamiğini oluşturuyor. Tekne yapımcılığında oluşan bu gelişme potansiyeli ve sektöre artan talep sonucu büyük tersane yatırımları yapılıyor. Artık bu konudaki yabancı tasarımcı ve üretici firma hayranlığının hemen hemen bittiğini, hatta yabancı ülkelerden gelen siparişçilerin Türk Gemi İnşa Mühendisleri, Mimar, İç Mimar ve Tasarımcılarla çalışmak için can attıkları, yine yabancı ülkelerden gelen Gemi İnşa Mühendislerinin Türkiye’de sadece yeni ve amaçsız kurulan tersanelerde iş aradıkları, yeni kurulan tersanelerdeki alt yapı eksikliği ve alan bilgisi yoksunlukları sebebiyle eş dost tavsiyesi ile iş bulabildikleri bir dönemdeyiz.

Türkiye’de yapılan projelere baktığınızda ortaya çıkan tekneleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yeni kurulan tersanelerimizden bazılarında hazırlanan son derece kaliteli, konsepti olan projeleri görüyoruz, sudaki duruşları ve performansları ile göz dolduruyorlar. Bunun yanında sektöre artan talep ve bu noktadaki potansiyeli görerek, büyük yatırımlarla tersane kuranlar, alt yapı yetersizliği ve alan bilgisi yoksunluklarıyla eşin dostun tavsiyeleriyle verilen kararlar maalesef ortaya benzer projeler çıkarıyorlar. Bu gelişmeler, içinde önem vermemiz gereken olumsuzlukları da taşıyor. Bu yazı kapsamında söz edilmesi gereken en önemli sorun ‘Tekne tasarımı’na gösterilmesi gereken önemin göz ardı edildiğidir. Tekne tasarımının kalitesi bütün süreci belirleyecektir. Tasarımın kalitesi tersaneye yapılan yatırımın, tekne için harcanan paranın çöpe atılması sonucunu doğurabileceği gibi, hem tekneye hem de yatırıma değer kazandırabilecek önemdedir. Dünyaca ünlü ve köklü bir firmanın imal ettiği tekne kabuğu formunun üstüne diğer bir ünlü tekne üreticisinin imal ettiği üst yapı formu uygun görülerek renksiz konsepti ve bütünlüğü, yaratıcılığı olmayan hiçbir estetik kaygı taşımadığı ilk bakışta hissedilen kişiliksiz tekne formlarıyla karşılaşıyoruz. Üstelik bu tür projeleri sadece teknelerin dış formunda görmüyoruz.

İyi bir projenin ortaya çıkması için neler yapmak gerekiyor?

Kopya edilmemiş projelerden satın almalarda rol sahibi kaptanlara, kaliteli malzeme seçimi ve iyi ustalık yerine, yeni üretim teknelerini yozlaştıran üreticilere, her konuda karar vermek isteyen eş, dost tarafından sürekli kafası karıştırılan tekne sahiplerine kadar pek çok olumsuzluk pusuda beklemektedir. Çözüm ise iyi bir tasarımcı ekibi ve tecrübeli bir yapımcının rehberliğinde saklıdır. Size ait konsepti, tasarımı ve eksiksiz paftalarıyla, imalat detayları dahil tüm çizimleriyle, artık baktığınızda değiştirilecek yada eklenecek bir şey göremediğinizde, projeniz tamamdır. Ancak böyle bir proje siz hedeflemeseniz bile kendinden söz ettirecek uluslararası platformlarda başarı getirecek ve yüzen bir isim olacaktır.

Hazırladığınız Precious isimli yelkenlinin özelliklerinden bahsedebilir misiniz?

Precious tasarımı tamamen bana ait bir tekne. Eskizleri ilk olarak mühendisliğine çok saygı duyduğum Hüseyin Çoban’a gönderdiğimde, bu projeyi muhakkak bitirmeli ve tekneyi yapmalısın demişti. Her türlü mühendislik desteğini de vereceğini söylemesi beni cesaretlendirdi, çalışmalarımı hızlandırıp kendisinin de yardımıyla projeyi bugünkü haline getirdik. Başlangıçta alüminyum construction olarak tasarladığım kabuk ve üst yapı Gemi İnşaa Mühendisi Hüseyin Çoban’ın tavsiyesi ile Ahşap lamine ve E-Glass epoksi yöntemi ile yer değiştirdi. Precious 1 adet master iki adet çift kişilik kamarası olan çok rahat ve ekonomik bir tekne. Bu boydaki teknelerin alışılagelmiş plan yerleşimleri dışında, mutfak salona dahil edilmedi hem daha büyük bir salon hem de nasıl bir önlem alırsanız alın yemek pişirme esnasındaki kokunun salonda kalması gibi istenmeyen bir sorun kendiliğinden çözülmüş oldu. Çift kişilik wc-banyolu bir kaptan kabini, ranzalı iki gemicinin rahatlıkla kalacağı wc banyolu bir kamara ve 12 kişiye çok çeşitli yemek çıkarabilecek bir mutfak, teknenin baş kısmında crew area diye adlandırdığımız bölüme aplike edildi. Teknenin tamamı klimalıdır, en son model (Avon B&G) seyir donanımına ve satelite üzerinden telekomünikasyon fax ve pc olanağına sahiptir. Otomasyon için özel yazılım kullanılacaktır. Modern kabuk formu, Amerikan kırmızı kiraz rengi ile tasarlanmış dekorasyon projesi ve tik ağacının kusursuz işçiliği ile tamamlanacaktır.

Ekibinizden ve projenin yapıldığı tersaneden bahsedebilir misiniz? Tersane nerede bulunuyor?

Precious, Çoban Denizciliğin Bartın Kurucaşile deki tersanesinde Hüseyin Çoban liderliğindeki çok tecrübeli bir ekibin usta ellerinde şekillenecek. Bu  güne kadar denize indirmiş oldukları 50’den fazla teknenin yanında, benim teknemin de bu tersaneden çıkması zorlu deniz seyirlerinde şimdiden kendimi güvende hissetmeme sebep oluyor. Precious’un projelerini ve imalat safhaları için cobandenizcilik.com sitesini ziyaret edebilir, şu an Belçikalı bir müşterileri için yapmakta oldukları SİRİUS adlı teknenin de projelerini görebilirsiniz. Teknenin arması Velenamast Aytuğ Ürer tarafından Bodrum’da üretilecektir.


Related Posts


Popular Posts

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir